- Nerelerden getirirsin
bu saksıyı, dostum,
bu yanık bakışı?
- İhtiyar Kudüs'ten.
- Acep gördün mü ki
kaçan halkımdan birini
taş kemerler altında?
Bir şeyler dinledin mi?
- Gördüm amcanın kızını
acıklı penceresi altında,
türküsünü çığırır
her iki yasınızın.
Bir gece gördüm, göz dolu,
ardında sokakların,
gördüm ağlaşan çocuklar,
yitirmişler babalarını.
Sonra turistler gördüm.
Bir satıcı gördüm, bağırır:
Kim alır bu Kuran’ı
bir dilim ekmeğe?
Kuşlar gördüm yaralı,
ocakların başında.
Gördüm ağlarken
yüksek minareler altında
cılız bir kızcağızı.
Ve sonra bir akşam
dinledim şu türküyü
gölgeler gibi kaçan
bir şarkıcıdan:
Nerdeydiniz, vicdanlar,
kendimi yitirdiğim gün?
Bu saksıyı, dostum,
bu yanık bakışı
getiririm oralardan.
Öyküsünü getiririm bir de,
kurban edilmiş anamın.
(Çev. A. Kadir - Süleyman Salom)
27 Mart 2010 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder