ÖNDUYU
Ben uzaklarla çevrili bir bayrak gibiyim.
Sezerim gelen yelleri, yaşamam gerek onları benim
daha nesneler kımıldamazken aşağılarda:
kapılar usul kapanır daha, bacalarda sessizlik;
titremez daha pencereler. toz ağır daha.
Derken tanırım fırtınalan, deniz gibi çalkanırım.
Ve yayarım kendimi ve düşerim içime tâ
ve fırlatırım kendimi ve yapyalnız kalırım
büyük fırtınada.
A. Turan Oflazoğlu
AĞIR SAAT
Kim ağlarsa şimdi dünyada bir yerde,
nedensiz ağlarsa dünyada,
bana ağlar.
Kim gülerse şimdi bir yerde geceleyin.
nedensiz gülerse geceleyin.
bana güler.
Kim giderse şimdi dünyada bir yere.
nedensiz giderse dünyada,
bana gider.
Kim ölürse şimdi dünyada bir yerde.
nedensiz ölürse dünyada,
bana bakar.
Çev: A. Turan Oflazoğlu
Aynı şiirin Behçet Necatigil çevirisi:
CİDDİ SAAT
Şimdi dünyada nerede biri ağlıyorsa
İşte öyle –ağlıyorsa dünyada
Bana ağlıyor.
Şimdi gecede nerede biri gülüyorsa
İşte öyle –gülüyorsa gecede
Bana gülüyor.
Şimdi dünyada nerede biri yürüyorsa
İşte öyle- yürüyorsa dünyada
Bana gidiyor.
Şimdi dünyada nerede biri ölüyorsa
İşte öyle – ölüyorsa dünyada
Bana bakıyor.
OZANIN ÖLÜMÜ
Yatıyor. Yüz hatları sert yastıkta
solgun ve yadsır gibi durmakta,
dünya ve dünya üstüne tüm bilinen
onun duyularından koparak
ilgisiz yıla tekrar çekildiğinden.
Bilmiyorlardı onu yaşarken görenler
bütün bunlarla arasında nice birlik var;
evet, bu derinlikler, bu çimenler
ve bu sular y ü z ü y d ü onun, bunlar.
Ah, evet, onun yüzüydü bütün uzaklar da
onu hâlâ isteyen, onu hâlâ arayan;
maskesiyse, ürküp can çekişen orda,
narin ve acık, yarılan bir meyve sanki
havada çürüyüp duran.
Çev: A. Turan Oflazoğlu
İSPANYOL DANSÖZÜ
Eldeki bir kibrit nasıl, ah,
alev almadan, her yana salarsa
titreyen dillerini -: tıpkı öyle, halkası
içinde yakın seyircilerin, ateşli ve parlak
başlar onun titreyen dansı.
Ve alev kesilir ansızın.
Bakışıyla tutuşturur saçlarını kadın
ve korku bilmez bir sanatla birden
döndürür eteklerini ateş kasırgasına;
çıplak kolları bu yangından dışarı uğrar
ürküp uyanan yılanları andırırcasına.
Ve sonra: sıkıştırınca ateş çepçevre,
kavradığı gibi fırlatır onu yere
pek gururlu, buyuran bir eda ile hem
ve seyreder: ateş kudurmaktadır orda
ve alev alevdir daha, baş eğmez bir türlü.
Ama kadın emindir, üstün geldiğinden;
ve tatlı bir gülümsemeyle kaldırıp yüzünü
söndürür ateşi küçük, sağlam ayaklarla hemen.
Çev:A. Turan Oflazoğlu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder