GERÇEK, benim büyük yaratılışım için her ne kadar güçlüklerle doluysa da,- gene de Bayan'ın evinde tavanın silmelerine doğru uçan ve kanatlarımı akşamın karanlıklarında sürüyen kocaman kül rengi - mavi bir kuş olarak buldum kendimi.
Onun tapılası elmaslarını ve vücudunun kusursuz yapısını taşıyan karyolanın ayakucunda, diş etleri mor, kaygıdan tüyleri ağarmış bir ayı oldum; gözlerim billur ve gümüş takımlarında konsolların.
Her şey gölge ve kızgın bir akvaryum oldu. Sabahleyin, - çekişici haziran şafağı - kentin yöresinden Sabine'ler gelip boynuma atılıncaya dek, bir eşek (olarak), sızlanmalarımı çınlatarak ve sallayarak tarlalarda koştum durdum.
ÇEV: İLHAN BERK
21 Mart 2010 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder