RSS

21 Mart 2010 Pazar

ARTHUR RIMBAUD / ILLUMINATIONS / PERİ

SEVGİ ve bugündür o, madem köpüklü kışa, yazın gürültüsüne açık bir ev yaptı, içkileri, besinleri arıttı, o ki uçucu yerlerin büyüsü, konutların insanüstü tatlılığıdır. Sevgi ve ge­lecektir o, kuvvet ve aşk demek olan biz, taşkınlıklar, can sı­kıntıları içinde fırtınalı gökte coşku bayraklarının geçtiğini görüyoruz.

Aşktır o, tam bir ölçü ve yeniden türetilmiş, o beklenme­dik, olağanüstü akıl ve sonsuzluk: tapılan makinesi yazgısal ni­teliklerin. Biz onun ve kendimizin korkunç üstünlüğünü bili­yoruz hep: ey o sevinci sağlığımızın, hızlı yetilerimizin, ona olan bencil sevgi ve tutku, o ki sonsuz dirimi için sever bizi.

Ve biz onu anarız ve o dolaşır ... Ve tapma başını alıp gi­dince, çınlar, çınlar verdiği söz: «Boş inanlar, bu eski beden­ler, bu karı kocalar ve bu çağlar geride kalsın. Batan, bu çağ!»


Başını alıp gideyim demeyecek o, bir gökten yeniden ine­yim demeyecek, kadınların öfkelerinin, erkeklerin sevinçlerinin kurtuluşunu yerine getiremeyecek ve bütün o günahtan sıyrıla­mayacak: olan oldu çünkü, yaşayarak ve sevilerek.

Ey o solukları, başları, koşuları onun: biçimlerin ve eyle­min yetkinliğinin amansız çabukluğu!

Ey o verimliliği aklın ve uçsuz bucaksızlığı evrenin! Vücudu; düşlenmiş kurtuluş, yeni baskıyla kesişen güzel­liğin kopması!

Görünümü, görünümü onun! Bütün o eski dize gelmeler ve onun geçişine dinelmiş acılar.

Işığı onun! O çok yeğin musikideki tüm çınlamalı, devim­sel yasların kaldırıp atılması.

Adımı! Eski saldırılardan daha büyük olan göçler.

Ey O ve biz! Yitik acımalardan daha sıcak olan böbür­lenme.

Ey yeryüzü! Ve o yeni mutsuzlukların yaman ezgisi!

Bizim hepimizi tanıdı ve hepimizi sevdi o. Bu kış gecesi, ona, burunlardan burunlara, gürültülü kutuptan şatoya dek, kabalıklardan sahile, bir bakıştan öbür bakışlara, güçlerden ve o yorgun duygulardan seslenelim, ve görmeyi düşünelim onu ve sonra da tutup gönderelim onu ve bataklıklar altında ve tepesinde kar çöllerinin görüntülerini, o soluk alış verişle­rini, vücudunu, ışığını izleyelim.

ÇEV: İLHAN BERK

Hiç yorum yok: