I
IŞIL ışıl bir dinleniş bu, ne humma, ne bitkinlik, yatakta ya da çayırda.
Dost bu, ne ateşli, ne zayıf. Dost.
Sevgili bu, ne çeken, ne çektiren. Sevgili.
Hiç bir zaman aranmamış hava ve dünya. Hayat.
- Bu muydu demek?
- Ve düş soğumakta.
II
YENİDEN ortadireğe dönüyor ışık. Rastgele döşenmiş, salonun iki en ucu uyumlu yüksekliklerle birleşiyor. Gece bekçisinin karşısındaki sur, duvar nakışlarnın, havayi sargıların ve yerbilim katlarının ruhbilimle ilgili bir uzanışıdır. - Duygusal kümelerin yeğin ve hızlı düşü her türlü görünüşler içinde her soydan yaratıklarla.
III
GECELEYİN, uyanıklığın lâmbaları ve halıları dalgalar gibi gürültü çıkarıyorlar, geminin teknesi boyunca ve yöresinde o güverte aralarının.
Uyanıklığın denizi, göğüsleri gibi Amelie'nin.
Kağıtlarla yarıya dek kaplanmış duvarlar, zümrüt renkli dantelâdan koruluklara uyanıklığın kumruları düşüyor.
……………
Kara ocağın plakası, gerçek güneşleri kumsalların: ah! büyü kuyuları; tek görünüşü tanın, bu kez.
ÇEV: İLHAN BERK
22 Mart 2010 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder