(1894 - 1962)
" Seni diğerlerinden farksız kılmaya; bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada kendin olarak kalabilmek; dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş başladı mı artık hiç bitmez...
(e.e.Cummings)
Köklü bir Massachusetts ailesinden gelen e.e. Cummings (1894-1963) Cambridge'de doğmuş, öğrenimini Harvard Üniversitesi'nde yapmıştır. Şiirlerinde dize düzenini ve noktalama kurallarını altüst ederek okuru geleneksel alışkanlıklarından kurtarmayı amaçlayan Cummings ilk bakışta anlaşılması güç bir şair gibi görünebilir.
Oysa şiirleri yüksek sesle okunduğunda, bunların baharı, aşkı, gülleri ve başka çiçekleri ele alan geleneksel içerikli lirikler olduğu anlaşılır. Şairin bu biçimsel özelliklerinden vazgeçmeyişini okurun dikkatini çekmek için başvurduğu bir taktik olarak görmek güç değildir. Kökleri Emerson'a kadar uzanan aşırı bir bireyciliğin 20. yüzyıldaki korkusuz temsilcilerinden biri olan Cummings, "Kendinden başka kimse olmamaya savaşmanın, seni gece gündüz başkaları olmaya zorlayan bir dünyada insanın sürdürebileceği savaşların en zorlusu" olduğuna inanır.
Suphi Aytimur / kitabın arka kapağı’ndan
e.e.CUMMINGS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
e.e.CUMMINGS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Şubat 2011 Pazar
e.e.CUMMINGS / D-ÜŞ-L-EY-E-RE-K
D-ÜŞ-L-EY-E-RE-K
D-üş-L-ey-E-re-K
yapraklar
(bAk)
kilitli
içinde
aLTın
günbatımı
paRLak
lığın
ü
RpErİyO
r
,;:.:;,
Çev: Samet KÖSE
D-üş-L-ey-E-re-K
yapraklar
(bAk)
kilitli
içinde
aLTın
günbatımı
paRLak
lığın
ü
RpErİyO
r
,;:.:;,
Çev: Samet KÖSE
e.e.CUMMINGS / 1
1
!karay
a
karş
ı
(bey)
az gök
?a ğaçlarda
n ko
pup düşe
n
,
yap
rak
bir: ; uç
a
r fırıl
DayaR
a
.k
Çev: Suphi Aytimur
!karay
a
karş
ı
(bey)
az gök
?a ğaçlarda
n ko
pup düşe
n
,
yap
rak
bir: ; uç
a
r fırıl
DayaR
a
.k
Çev: Suphi Aytimur
e.e.CUMMINGS / 3
3
bir şey yiyemiyorsan bir cıgara
tüttürmelisin ama neyimiz var ki
tüttürecek : haydi delikanlı
gidip yatalım
cıgara tüttüremiyorsan şarkı
söylemelisin ama neyimiz var ki
bir şey yiyemiyorsan bir cıgara
tüttürmelisin ama neyimiz var ki
tüttürecek : haydi delikanlı
gidip yatalım
cıgara tüttüremiyorsan şarkı
söylemelisin ama neyimiz var ki
e.e.CUMMINGS / 11
11
pembe bayrak ve al paçavra
kara gömlek ve kahverengi
yapmacıkçalım ve kokmuşpalavra
kasabaya indi her biri
pembe bayrak ve al paçavra
kara gömlek ve kahverengi
yapmacıkçalım ve kokmuşpalavra
kasabaya indi her biri
e.e.CUMMINGS / 12
12
(öğretir misin bir yoksula
nasıl yaşanır
bir iğneden daha doğru)
sor
……o kadına sor
…………ne zaman
………………(sor ve sor
………………ve sor
gene ve) sor bir
değsen kırılacak ufak tefek
adama
keman çalan
yağmur
altında
(bir kız öptün mü
………
………
(öğretir misin bir yoksula
nasıl yaşanır
bir iğneden daha doğru)
sor
……o kadına sor
…………ne zaman
………………(sor ve sor
………………ve sor
gene ve) sor bir
değsen kırılacak ufak tefek
adama
keman çalan
yağmur
altında
(bir kız öptün mü
………
………
e.e.CUMMINGS / 23
23
bir sevimli bir gün
(ve her biri solar)
burada ve uzaktadır
(ama kızlar doğmuştur
süslesin diye bir saati
bütün bütün)
oh evet çiçeklenmek
pek neşeli olana dek
bir yapıcı bir flört
kimi oynak ve esnek
kimi pek iyi biçici
bir uzun; uzun
bir sevimli bir gün
(ve her biri solar)
burada ve uzaktadır
(ama kızlar doğmuştur
süslesin diye bir saati
bütün bütün)
oh evet çiçeklenmek
pek neşeli olana dek
bir yapıcı bir flört
kimi oynak ve esnek
kimi pek iyi biçici
bir uzun; uzun
e.e. CUMMINGS / 24
24
bu sözümona insanlara kalp verilmemişti
nasıl olmalıydılar? sözümona kalpleri düşünecekti,
bu sözümona insanların hiç akılları yok ama
olsaydı bile sözümona akılları var olmayacaktı
ama bu var olmayan akıllar hayat bulsaydı
böyle bir hayat başlayamayacaktı yaşamaya,
yani soluk almaya, ama tutku aldı, kokacaktı nefesi
bu sözümona insanlara kalp verilmemişti
nasıl olmalıydılar? sözümona kalpleri düşünecekti,
bu sözümona insanların hiç akılları yok ama
olsaydı bile sözümona akılları var olmayacaktı
ama bu var olmayan akıllar hayat bulsaydı
böyle bir hayat başlayamayacaktı yaşamaya,
yani soluk almaya, ama tutku aldı, kokacaktı nefesi
e.e.CUMMINGS / 25
25
özgürlük bir kahvaltı sofrasıyken
ya da gerçek doğru ve yanlışla yaşarken
ya da köstebek yuvası dağlardan yapılırken
- yeterince uzun ve gerçekten uzun
görünüşün kirasını ödüyor olacak
ve yetenek takımını kıvandıran dahilerdir
ve alevleri en yüreklendiren sudur
şapka askıları şeftali ağaçlarında büyürken
ya da umutlar en iyi kcl kafalarda dans ederken
ve her el parmağı ayak parmağıyken
ve bir cesaret bir korku iken
- yeterince uzun ve gerçekten uzun
arsızlar her şeyi arlı sayacak
ve eşekarıları ağlayacak soktuğu çocuklara
özgürlük bir kahvaltı sofrasıyken
ya da gerçek doğru ve yanlışla yaşarken
ya da köstebek yuvası dağlardan yapılırken
- yeterince uzun ve gerçekten uzun
görünüşün kirasını ödüyor olacak
ve yetenek takımını kıvandıran dahilerdir
ve alevleri en yüreklendiren sudur
şapka askıları şeftali ağaçlarında büyürken
ya da umutlar en iyi kcl kafalarda dans ederken
ve her el parmağı ayak parmağıyken
ve bir cesaret bir korku iken
- yeterince uzun ve gerçekten uzun
arsızlar her şeyi arlı sayacak
ve eşekarıları ağlayacak soktuğu çocuklara
e.e.CUMMINGS / 28
28
vardır belki, 2.5 ya da olamaz ya 3
kendine özgü ve her biri epeyce şişman
bin yıl. Daha çoğunu beklemek
fantastik de patolojik de değil ama
dilsiz olurdu. Bir çarkın dönüş sayısı
belirlemez onun yuvarlaklığını: ambarınızda
buluşan kırlangıçlar kıvançlıysa; kimse daima
bir şey kazanmaz, küçük şeyler siste iri görünür
vardır belki, 2.5 ya da olamaz ya 3
kendine özgü ve her biri epeyce şişman
bin yıl. Daha çoğunu beklemek
fantastik de patolojik de değil ama
dilsiz olurdu. Bir çarkın dönüş sayısı
belirlemez onun yuvarlaklığını: ambarınızda
buluşan kırlangıçlar kıvançlıysa; kimse daima
bir şey kazanmaz, küçük şeyler siste iri görünür
25 Şubat 2011 Cuma
e.e.CUMMINGS / 34
34
babam sürüp gitti aşkın yazgısı içre
hep kendisi kalarak gönül zenginliğiyle,
şakıyarak her sabahı her geceden
yüksekliğin derinlerine sürüp gitti babam
bu miskin unutkan genç orada
onun bakışıyla ışıya durdu burada;
şu genç (ürkek tavırları onca kararlı)
onun bakışlarıyla canlanıp davrandı
yeniden, gömülmeyi bekler haldeyken
gerçek benliğine kavuştu, onun nisan dokunuşu
zorladı uyuyanları kısmetinde oğul vermeye,
uyandırdı düşçüleri kendi ruhsal köklerine
ve bir güzel tüm benliğiyle ağlasa
babamın parmakları uyku getirirdi ona:
en küçük ses bile duyulamazdı boşuna
çünkü dağların büyüdüğünü seziyordu babam.
Yükselterek vadilerini denizlerin
neşenin acılarıyla sürüp gitti babam;
överek bir alnı, ay derler adına,
şakıyarak tutkuyu bir başlangıca
neşe şarkısıydı onun, neşe onca arı,
bir yıldızın yüreği yanında dümendeydi
ve onca arı şimdi ve şimdi onca evet
şenlenirdi alacakaranlığın bilekleri
istekli, bir yazortası nice istekliyse
güneşin düşünen aklının almayacağı ölçüde,
onca kesinlikle (en tepesinde onun
onca irice) duruyordu düşü babamın
babam sürüp gitti aşkın yazgısı içre
hep kendisi kalarak gönül zenginliğiyle,
şakıyarak her sabahı her geceden
yüksekliğin derinlerine sürüp gitti babam
bu miskin unutkan genç orada
onun bakışıyla ışıya durdu burada;
şu genç (ürkek tavırları onca kararlı)
onun bakışlarıyla canlanıp davrandı
yeniden, gömülmeyi bekler haldeyken
gerçek benliğine kavuştu, onun nisan dokunuşu
zorladı uyuyanları kısmetinde oğul vermeye,
uyandırdı düşçüleri kendi ruhsal köklerine
ve bir güzel tüm benliğiyle ağlasa
babamın parmakları uyku getirirdi ona:
en küçük ses bile duyulamazdı boşuna
çünkü dağların büyüdüğünü seziyordu babam.
Yükselterek vadilerini denizlerin
neşenin acılarıyla sürüp gitti babam;
överek bir alnı, ay derler adına,
şakıyarak tutkuyu bir başlangıca
neşe şarkısıydı onun, neşe onca arı,
bir yıldızın yüreği yanında dümendeydi
ve onca arı şimdi ve şimdi onca evet
şenlenirdi alacakaranlığın bilekleri
istekli, bir yazortası nice istekliyse
güneşin düşünen aklının almayacağı ölçüde,
onca kesinlikle (en tepesinde onun
onca irice) duruyordu düşü babamın
e.e. CUMMINGS / 37
37
bu çocuklar şakıyarak taşta
bir taşın sessizliğini
bu küçük çocuklar taşla incitir
daima açan çiçekleri
bu sessizce küçük
çocuklar taçyapraklarıdır,
şarkıları birer çiçeğidir hep
kendi taştan çiçeklerinin
bu çocuklar şakıyarak taşta
bir taşın sessizliğini
bu küçük çocuklar taşla incitir
daima açan çiçekleri
bu sessizce küçük
çocuklar taçyapraklarıdır,
şarkıları birer çiçeğidir hep
kendi taştan çiçeklerinin
e.e.CUMMINGS / 38
38
yalnız olan tek tanrı aşktır
anlatır bu dünyayı onca esen ve büyük
hatta bir şeyi, tümüyle küçük ve üzgün
bir adamı, onun aşırı bücürlüğü düşünebilir
çünkü başlangıç dönüş demektir aşk için
denizler ki şakıyabilir onca derin ve güçlü
acayipleşen bir dalga bembeyaz özleyecek
ve her son kumsaldan genç dönecek yuvaya
yalnız olan tek tanrı aşktır
anlatır bu dünyayı onca esen ve büyük
hatta bir şeyi, tümüyle küçük ve üzgün
bir adamı, onun aşırı bücürlüğü düşünebilir
çünkü başlangıç dönüş demektir aşk için
denizler ki şakıyabilir onca derin ve güçlü
acayipleşen bir dalga bembeyaz özleyecek
ve her son kumsaldan genç dönecek yuvaya
e.e. CUMMINGS / 40
40
insankalıbında bir pekçok-luk da uzak
ve diyecek mi bize o, kimiz biz, ve diyecek
mi bize o, neden düşleriz ve diyecek mi bize o
nasıl içer yüzer yer yürür ölür uçar yapıp ederiz?
bir cansız ölmemiş pekyakıncalık
insankalıbında bir pekçok-luk da uzak
ve diyecek mi bize o, kimiz biz, ve diyecek
mi bize o, neden düşleriz ve diyecek mi bize o
nasıl içer yüzer yer yürür ölür uçar yapıp ederiz?
bir cansız ölmemiş pekyakıncalık
e.e. CUMMINGS / 41
41
tümüyle içine dek sessizliğin, o yeşil
sessizlik, içinde de beyaz bir dünya
sen (öp beni) gideceksin
dışarıya, sabaha, o genç sabaha,
içinde de canlı bir dünya
(öp beni) sen gide
duracaksın günışığına, o güzel
günışığına, içinde de durgun bir gün
gideceksin (öp beni
tümüyle içine dek sessizliğin, o yeşil
sessizlik, içinde de beyaz bir dünya
sen (öp beni) gideceksin
dışarıya, sabaha, o genç sabaha,
içinde de canlı bir dünya
(öp beni) sen gide
duracaksın günışığına, o güzel
günışığına, içinde de durgun bir gün
gideceksin (öp beni
e.e.CUMMINGS / 42
42
aşk daha yoğundur unutuştan
daha ince hatırlayıştan
daha seyrek ıslak bir dalgadan
daha sık becerememekten
odur en çılgın ve aysı
ve daha az olmayacaktır
tüm denizlerden, ancak o
daha derindir denizlerden
aşk daha az süreklidir başarıdan
daha az hiçtir canlı olandan
daha az büyükçe ilk başlayıştan
daha az küçükçe bağışlamaktan
aşk daha yoğundur unutuştan
daha ince hatırlayıştan
daha seyrek ıslak bir dalgadan
daha sık becerememekten
odur en çılgın ve aysı
ve daha az olmayacaktır
tüm denizlerden, ancak o
daha derindir denizlerden
aşk daha az süreklidir başarıdan
daha az hiçtir canlı olandan
daha az büyükçe ilk başlayıştan
daha az küçükçe bağışlamaktan
e.e.CUMMINGS / 43
43
nefret bir umutsuzluk kabarcığı üfler
iriliğine dünya dizgesi evrenin ve patlayış
- korku bir yarını üzüntünün altına gömer
ve çıkagelir dün, yemyeşil ve genç
hoşnutluk ve acı sadece düzeylerdir
(biri kendini gösterir, kendini gizler biri)
hayatın tek ve gerçek değeri hiçbiri değildir
aşk yaratır küçük kalınlığını sikkelerin
bayan ölümden beklenen bir adam gelir buraya
hiçbir zamansız şimdi ve kışsız bahar?
kadın fırdöndürür o ruhu kendi parmaklarıyla
ve hiç bişey vermez adama (söylemezse şarkılar)
nefret bir umutsuzluk kabarcığı üfler
iriliğine dünya dizgesi evrenin ve patlayış
- korku bir yarını üzüntünün altına gömer
ve çıkagelir dün, yemyeşil ve genç
hoşnutluk ve acı sadece düzeylerdir
(biri kendini gösterir, kendini gizler biri)
hayatın tek ve gerçek değeri hiçbiri değildir
aşk yaratır küçük kalınlığını sikkelerin
bayan ölümden beklenen bir adam gelir buraya
hiçbir zamansız şimdi ve kışsız bahar?
kadın fırdöndürür o ruhu kendi parmaklarıyla
ve hiç bişey vermez adama (söylemezse şarkılar)
e.e. CUMMINGS / bir
bir
I
günsüz leke bir
soğuk
göksüzlüğe
delici ateş
benim dir senin
dir kuşlar bizim hepsi
ve biri gider
uzağa onlar da
I
günsüz leke bir
soğuk
göksüzlüğe
delici ateş
benim dir senin
dir kuşlar bizim hepsi
ve biri gider
uzağa onlar da
e.e.CUMMINGS / bir
bir
IX
bir satıcı pis kokan bir şeydir, Bağışlayın
Beni, ister başkanı olsun dediğiniz yerin
isterse bir janti, adı sayın bayım, önemi yok
ister öbür kopukların milyonlarcası
isterse üçü beşi olsun, önemi yoktur
kesinlikle, ister gecelikli olsun
isterse kefenli, önemsizdir, pis kokar
bir satıcı pis kokan bir şeydir sevindirmek için
IX
bir satıcı pis kokan bir şeydir, Bağışlayın
Beni, ister başkanı olsun dediğiniz yerin
isterse bir janti, adı sayın bayım, önemi yok
ister öbür kopukların milyonlarcası
isterse üçü beşi olsun, önemi yoktur
kesinlikle, ister gecelikli olsun
isterse kefenli, önemsizdir, pis kokar
bir satıcı pis kokan bir şeydir sevindirmek için
e.e.CUMMINGS / bir
bir
XII
büyükçe bir kuruluştu o
insan özgürlüğünü parayla sağladı
(çün köle etmişti insanı ürkünç bir budala
ve biter bitmez bu başlayacaktı iş
bu nedir diye sorma bana n'olur)
sonra kew'dan piskopos budce ayaklandı(*)
anglikan kilisesinden biriydi bu
(bir paçavra ve bir kemik ve bir çile saçla)
bin ingiliz lirası devşirdi o, ya da iki
ve vurup devirdi o ucube pisliği
sonra ayaklandı gurur ve ayaklandı servet
ve kutsal roma imp. yanlılarıyla papa yanlıları(**)
ve kadınlar ve delikanlılar
(radyolarda ve Raddyolarda)
kurtardılar insanı kendisinden
XII
büyükçe bir kuruluştu o
insan özgürlüğünü parayla sağladı
(çün köle etmişti insanı ürkünç bir budala
ve biter bitmez bu başlayacaktı iş
bu nedir diye sorma bana n'olur)
sonra kew'dan piskopos budce ayaklandı(*)
anglikan kilisesinden biriydi bu
(bir paçavra ve bir kemik ve bir çile saçla)
bin ingiliz lirası devşirdi o, ya da iki
ve vurup devirdi o ucube pisliği
sonra ayaklandı gurur ve ayaklandı servet
ve kutsal roma imp. yanlılarıyla papa yanlıları(**)
ve kadınlar ve delikanlılar
(radyolarda ve Raddyolarda)
kurtardılar insanı kendisinden
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
