RSS

23 Şubat 2010 Salı

PABLO NERUDA / SIRADAĞLARDAN DOĞAN IRMAK

Irmak bilemez ki ırmak dendiğini kendine.
Orada doğmuştur, taşlar onu hırpalamıştır
ve kendini bırakınca
ilk akışa
müziği kavrar ve köpüğü düzenler.

Kardan doğmuş
belirsiz bir ipliktir ancak
koşulları içinde
yeşil kayanın ve çırçıplak düzlüğün,
yitik
zavallı bir şimşektir ve çakışıyla
hafiften çentmeye başlar
gezegenin taşını,
ama öyle incecik,
karanlıktır ki
yaşayamaz
görünür
böyle düşerken
yazgısını aramak üzre sertlikte
ve dolanır doruğu,
saplanır madeni böğrüne dağın
üvendire gibi ve uçar arıları
çayırların özgürlüğüne doğru.


İğnelerini doğrultur
ona karşı taş bitkileri,

büker onu düşman toprak
bir at nalı, bir ok biçiminde,
ufaltır görünmez oluncaya dek,
ama direnir, sürdürür ilerlemesini,
minnacık,
aşmaktadır işte demir eşiğinden
yanardağ gecesinin,
deler, kemirir,
el sürülmemiş ve sert belirir bir kılıç gibi,
yıldıza dönüşür kuvarsa karşı,
sonra yavaşlar, açılır serinliğe
ırmak olur sonra da, cömert ve değişmeyen.


Kara Ada Şiirleri / Çev: Sait Maden
Bilim Felsefe Sanat Yayınları

Hiç yorum yok: