RSS

27 Şubat 2010 Cumartesi

RAFAEL ALBERTİ / CHAPLİN'İN ACIKLI SÖYLEVİ

Eldivenlerim, boyunbağım!
Boyunbağım, n'olursunuz, eldivenlerim!

Bir kelebek dudak büküyor ölümüne terzilerin,
vitrinlerde denizin sürüklenişine.
Beyler, 900,000 yaşındayım.
Ah!

Çocuktum balıklar işe gitmeden önce,
kazlar kiliseye gitmeden önce,
salyangozlar kediyi dövmeden önce.
Hadi, hırsız-polis oynayalım seninle.
Dünyada en hüzünlü şeyler saatlerdir:
saat 11, 12, 1, 2.


Yoldan geçen biri tam 3'de ölecek.
Sen aydede, korkmuyor musun?
Sen, gecikmiş arabaların ayı,
kurum karası itfaiyecilerin ayı.

Gök çizgisi yanıyor şehrin,
Ansızın 25 yaşındayım.

Kar yağıyor çünkü, kar yağıyor,
gövdem bir kulübe oluyor sularda sürüklenen,
dinlenmeye çağırıyorum rüzgâr, orada seni,
yıldızları yemek için geç kalmışız, ne çıkar.

Ama dansedebiliriz yitik ağaç seninle,
bir vals yapalım kurtların şerefine,
kurnaz pençeleri olmayan, hınzır pençeleri olmayan,
tavukları düşleyen kurtların şerefine.

Ama bastonum başını alıp gitti.
Ne acıklı şey
onun yalnız olduğunu düşünmek dünyada.
Bastonum!
Şapkam, kolluklarım!
Eldivenlerim, kunduralarım!

En üzülen kemik, sevgilim, saattir:
saat 11,12,1,2.

Tam 3-
bir ölü eriyor eczanede şimdi.

Çev: Ülkü Tamer

Hiç yorum yok: